Atatürk’ün Maliye Politikası

Ana Sayfa » Cumhuriyet Tarihi » Atatürk’ün Maliye Politikası
Atatürk’ün Maliye Politikası

Atatürk’ün maliye politikası konusundaki fikirlerinin esasını “Denk Bütçe, İç ve dış itibarı yüksek bir hazine” teşkil eder. 1920 yılının iç ve dış siyasal ve sosyal çalkantılarla dolu çalışmaları içinde dahi ekonominin iç ve dış dengesine verilen önemi Atatürk’ün 1 Mart 1921; TBMM Başkanı olarak yaptığı açılış konuşmasında görmekteyiz;

Milli mücadelemizin ehemmiyetini idrak eden milletimiz, devamlı çalışmasıyla büyük bir mali çaba göstermiş, memleketin bütün milli ihtiyaçlarını temin edici güçlü ümitler bahşeylemiştir. Maliye işlerinde memleketimizce pek mühim bir meselenin halline çok az denk bir bütçenin tanziminde muvaffakiyet olmuştur. Memleketimizde ekonomi işlerinin mahiyeti ve ehemmiyeti belki de tanınmamış olduğu halde, yüce meclisiniz memleketin gelir kaynaklarına sahip olmak için, yeni esaslar vazetmiştir. Biz; memleketin servet kaynaklarına sahip olarak, ihraç ve ithalat arasında dengenin sağlanmasına ve üretimin varacağı yerlere ulaşmasının temini için, mümkün olan vasıtaların hazırlanmasına giriştik.

Mustafa Kemal Atatürk, maliye politikası üzerine düşündüğü ve söylediği şeyler şu şekildedir;

“Bugünkü savaşmalarımızın gayesi tam bağımsızlıktır. Bağımsızlığın bütünlüğü ise ancak mali bağımsızlık ile mümkündür. Bir devletin maliyesi bağımsızlıktan mahrum olunca o devletin bütün hayati kuruluşlarında bağımsızlık felce uğramıştır. Çünkü, her devlet organı ancak mali kuvvetle yaşar. Mali bağımsızlığın korunması için ilk şart, bütçenin ekonomik bünye ile orantılı olarak denk olmasıdır. Bundan ötürü, devlet bünyesini yaşatmak için dışarıya müracaat etmeksizin memleketin gelir kaynaklarıyla idareyi temin çare ve tedbirlerini bulmak lazım ve mümkündür. Azami tasarruf milli özelliğimiz olmalıdır.

Mazinin ve düşmanların, memleket ve milletimizi bütün medeniyet dünyasıyla birlikte ileriye götürmekten men etmiş olan zincirleri, bugün bizi, az zamanda fevkalade teşebbüslerde ve icraatta bulunmaya zorluyor. Ancak bu mecburiyetin tatmini ve kayıpların telafisi bugünkü maliye kudretimizin üstündedir. Bundan dolayı hükümetimizin her medeni devlet gibi dış borçlanmalar yapmasına lüzum vardır. Şu kadar ki; ödünç alınan yabancı paralarını şimdiye kadar Bab-ı Ali’nin yaptığı tarzda, ödemeye mecbur değilmişiz gibi, maksatsız israf ve kullanma ile borçlarımızın yükünü arttırarak mali bağımsızlığımızı, tehlikeye maruz bırakmaya kati şekilde karşıyız. Biz memlekette, bayındırlığı, üretimi ve halkın refahını temin edecek gelir kaynaklarımızı geliştirecek verimli borçlanmalara taraftarız.” (1922 S.D. I. sf: 222 – 223)

Atatürk zamanın maliye politikasının en büyük başarısı; kuşkusuz Türk parasının iç ve dış değerini korumak alanında gerçekleşmiştir. 19 yıllık dönemde ülkenin sınırsız ihtiyaçları karşısında enflasyonsuz hızlı kalkınmayı gerçekleştirmek hakikaten olağanüstü bir başarıdır. Bu alandaki başarıyı gözle görebilmek için, Atatürk dönemi mali politikasının kesin hesap sonuçlarını bir tablo üzerinde görelim.

                                                                         Atatürk Dönemi Bütçeleri ve Kesin Hesap Sonuçları (Milyon TL)

Görüldüğü gibi, 15 mali yıl bütçesinden 11′, denk, 3’ü bütçe fazlalığı vermekte, yalnız 1924 bütçesi %11 tutarında açık mektedir.

Atatürk’ün bu konuda şunları söylediğini görmekteyiz;

Vatandaşa hazineye karşı yükümlülüğünün, en mühim vazifesi olduğunu anlatmak için, yorulmamak lazımdır. Şüphe yoktur ki, özellikle devletçi ve halkçı olan bir idare ve ekonomi hayatında, hazinenin kudret ve düzeni başlıca dayanaktır. Cumhuriyet’in kudreti de, her saha da ve milli savunma sahasında, ihtiyaçlarını karşılayan hazinenin düzenindedir.” (1936 S.D. I. sf: 375)

Vatandaş olan bir insanın, devlet kurmuş bir topluluğa mensup bir ferdin verginin kalkabileceği hakkında fikir edinmesi ve buna sevk edilmesi, bu toplumun çökmesini ve devletin batmasını istemekle birdir. Askerlik nasıl vatani bir vazife ise vergi de vatandaşın mutlaka yerine getirmeye mecbur olduğu bir borçtur.

Vatandaşın millete karşı, Milletin gelişmesini ve ayakta durmasını temin edecek tedbirlere karşı koyması ve en büyük bir ihanet işlemektir.” (1931 Taha Toros, Atatürk’ün Adana seyahatleri sf: 36)

Cumhuriyet rejiminde, nef-i hazine demek; kanunun hazine lehine tespit ettiği hakla, kanunun mükellefi karşılaştırdığı vazifeyi gayet denk bir halde elde tutmak demek olduğunu bir an hatırdan uzak tutmamak önemli prensibimizdir.” (1937 Atatürk’ün Kamutayı açılış nutuğu sf: 27 – 28)

İyi usul ve iyi uygulamanın memnun edici neticelerini vatandaş, hiçbir işte vergi mevzu kadar hassasiyetle takdir etmez.” (1936 Atatürk’ün S.D. I sf: 375)

Atatürk’ün devlet bütçesi denkliğine ve Türk hazinesinin sürekli güvenirliğinin korunmasına verdiği önem ve bunun sağlanması için, Devlet Maliye Politikasının etkin bir araç olarak kullanılması düşüncesini desteklemek üzere, TBMM açılış konuşmalarından pek çok misaller vermek mümkündür. Bu konuda fazla detaya girmeden Atatürk’ün mali politikasının ana esaslarını sıralayarak bu konuyu bağlayalım.

Atatürk:

  • Devlet hazinesinin sürekli olarak güçlü tutulmasına büyük önem vermektedir.
  • Bunun için devlet bütçelerinin denk ve hatta fazla olarak kapanması gereklidir.
  • Devlet gelirlerinin halktaki gelir artışına uygun bir biçimde arttırılmasına inanmaktadır.
  • Ekonomik etkileri ve özellikle üretim üzerindeki etkileri, olumsuz olan bütün vergilerin kaldırılmasını teklif etmektir.
  • Hazinenin geliri, giderini karşılamadığı hallerde paranın iç ve dış değerinin korunamayacağı inancındadır.

İşte bu nedenlerle bütçe denkliğinin kayıtsız şartsız olarak, korunması gereken bir ilke olduğunu düşünmektedir.

Kaynak: Kara Kuvvetler Komutanlığı Yayınları – Atatürk’ün Ekonomi Görüşü

Atatürk’ün Maliye Politikası - Yorumlar

YORUMLARINIZI PAYLAŞIN

 

Yapılan Yorumlar

BENZER İÇERİKLERİlginizi çekebilecek diğer içerikler

Lozan Antlaşması

Lozan Antlaşması 31 Ocak 2020

SOSYAL MEDYADA BİZSitemizin sosyal medya hesapları

ÖNE ÇIKAN KATEGORİLER

RASTGELE İÇERİKLER

Selçuklu Kültürel Siyasal Yapılanma Merkezleri I. Kılıç Arslan Dönemi (1092 – 1107) Gazali Çöküş Döneminde Osmanlı Sanayisinin Durumu Cumhurbaşkanlığı Forsundaki 16 Yıldızın Anlamı Selçuklu Hanedanı

FACEBOOK'TA BİZ

İstanbul - Şile Oya-Ali Osman Keçici Sosyal Bilimler Lisesi Tarih dersi öğrencileri tarafından hazırlanmıştır. İçerik zenginleştirme: Batuhan Lütfü 55

Tarihizm - Tüm Hakları Saklıdır